İnsanlığın rutini: Türcülük...

2011-09-07 03:50:00

konuşma yok, empati yeterli (+18) Dünyada her yıl milyonlarca hayvan, deneylerde kesilip biçiliyor, ısıtılıyor, donduruluyor, zehirleniyor, aç bırakılıyor, parçalanıyor, depresyona sokuluyor, ruh hastası yapılıyor ve her yıl yaklaşık 50 milyar hayvan, et endüstrisi için öldürülüyor. Bunun 6 milyarı, 9 haftalık kısa bir süre sonra katledilen tavuklardan oluşuyor. Kuluçkaya yatan tavuklar, 5′erli veya 6′şarlı olarak 35 cm’lik kafeslerde tutuluyor ve bu tavukların %20′si yaşam koşullarından dolayı stresten ve hastalıklardan ölüyor. Hayatlarının her saniyesinde acı çekip bazen hiç güneş ışığı görmeden ya da toprağa ayak basmadan öldürülüyorlar. Süt endüstrisi için yetiştirilen milyonlarca inek, endüstriyel çiftliklerde muazzam ıstırap koşullarında tutuluyorlar. Hayvanların verimliliğini yüksek seviyelerde tutmak için üreticiler sürekli olarak yapay döllenme yoluyla ineklerin hamile kalmalarını sağlıyor. İneklerin ömrü tahminen 20-25 yıl iken şu an 4 ila 5 yıl arasında değişmektedir. Günden güne binlerce hayvan, kozmetik, kimya, ilaç ve silah sanayisinin laboratuvarlarında, yüksek okul ve araştırma enstitülerinde hapsediliyor. Akıl almaz işkencelere maruz kalıyorlar. Yakılıyor, boğuluyor, kanser ediliyor ve öldürülüyorlar. Bu zulüm ise “insanlık” yararına yapıldığı gerekçesiyle meşrulaştırılıyor. Halbuki, ahlaken yanlış olmasının yanısıra hayvan deneylerinin bilimsel araştırmalara katkısı yok denecek kadar az. Bu vahşet, insan tarafından her ne kadar meşru bir zemine oturtulsa da deneylerde çekilen acı, yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. “Spor&rdqu... Devamı

Kuruluştan Günümüze HYHKD

2011-09-07 03:13:00

  HAYVANLARIN YAŞAM HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ - H Y H K D - " Kuruluştan Günümüze ''       80'li yılların sonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan hayvan katliamları tüm kent hayvanlarını tehdit etmeye başladığında; hayvanların evlerinden, bağlı oldukları zincirlerinden alınıp hayvan sahiplerinin gözleri önünde öldürüldüğü ve öldürülenlerin imhası için belediyenin yurtdışından seyyar köpek yakma makineleri ithal etmeyi düşündüğü yıllarda, belediyenin edinmiş olduğu imha politikasını ve devam eden katliamı durdurmak için birkaç hayvansever ve hayvan korumacının öneri ve desteğiyle derneğimizin kuruluşu 1988 yılında, İstanbul'da gerçekleştirilmiştir. Hayvan tür ve ırkları arasında hiçbir ayırım yapmaksızın her türlü hayvan hakkı ihlali engellenmeye, "yaşam"ın korunması için temel yaşam hakları güvence altına alınmaya çalışılmış, çalışılmaktadır.     Kuruluştan beri hayvana yönelik şiddetin en aza indirgenmesi için çalışmalar yapılmış, hayvana duyarlı bilim adamları ve sanatçılarla birlikte bilgilendirme toplantıları ve eğitim çalışmaları ülkemizde İLK kez yapılmıştır. Bilimsel ve kültürel çalışmalarla toplumda bilinç uyandırmaya çalışılmış, çeşitli konferans ve paneller düzenlenmiştir. Bunların yanı sıra, arazide çok ağır şartlar altında kısıtlı bütçelere rağmen hayvanların korunmasına yönelik çalışmalarda da bulunulmuştur. Ayrıca, ülkemizdeki hayvan hakları ihlallerinin engellenmesi açısından sayısız "suç duyurusu"nda bulunulmuş, hayvanların yaşam hakları hukuki boyutta korunmaya &ccedi... Devamı

"Ayıya 'vur emri' çıktı" haberlerine ilişkin açıklama

2011-09-04 02:26:00

Basından öğrendiğimiz, Erzurum'un İspir ilçesindeki Yeşilyurt Köyü'nde, bir ayının, insanlara saldırdığı gerekçesiyle hakkında "vur emri" çıkarıldığı şeklindeki haberler ile ilgili, derneğimiz İspir İlçe Jandarma Komutanlığı ile görüşmüştür. Görüşmemiz sonucunda, basından kamuoyuna yansıtıldığının aksine, söz konusu ayı için "vur emri" ya da ilgili mevzuatta ve Merkez Av Komisyonu kararlarında tanımlanan "sürek avı" şeklinde yorumlanabilecek bir kararın idarî makamlarca verilmediğini öğrenmiş bulunmaktayız. Haberlerde adı geçen avcıların ise Erzurum Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'nce görevlendirilmiş bir avcı grubu olduğu ve kendilerinin hiçbir şekilde bahsi geçen ayıyı öldürme gibi bir yetkisi olmadığı derneğimize bildirilmiştir. Erzurum'da avcılık yapan bazı şahısların ise internet ortamındaki avcılıkla ilgili propaganda araçlarında, söz konusu kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmadıklarını görmekte ve ayının görüldüğü yerde öldürülmesi gerektiği şeklindeki ifadelerini endişe ile izlemekteyiz. Haberlerde bahsedildiği gibi ayının öldürülmesi ile sonuçlanacak herhangi bir eylemle karşılaşmamız durumunda, olayın failleri ve öldürme fiilinin gerçekleşmesine sebebiyet verecek kararın sahibi olan tüm idarî merciler hakkında, ilgili mevzuata muhalefetten suç duyurusunda bulunacağımızı ve konunun yakın takipçisi olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunar, Bakanlığın sadece insanların değil, o bölgedeki tüm canlıların hayatını gözeterek ivedilikle gereken önlemi almasını talep ederiz. Hayvanların Yaşam Haklarını Koruma Derneği - HYHKD ÖNEMLİ NOT: Ayrıca, telafisi mümkün olmayan... Devamı

TARIM BAKANLIĞI'NI KINIYORUZ!

2011-08-11 18:05:00

BASIN BİLDİRİSİ Basına ve kamuoyuna, 29 Temmuz 2011 tarihli Resmî Gazete'de “İthalat Rejimi Kararına Ek Karar” başlığıyla, canlı hayvan ithalatındaki vergi indiriminin Bakanlar Kurulu'nca kabul edildiği duyurulmuştur. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın hayvan ithalatındaki gümrük vergisi oranını yüzde 15'e ve et ithalatındaki referans fiyatı da 5 dolardan 3,5 dolara indirmesiyle Türkiye, yabancı ülkelerdeki hayvan ihracatçıları için bir cennet haline gelmiş durumdadır. 2010 yılında yüzde 135 olarak uygulanan hayvan ithalatındaki vergi oranının, şu günlerde yüzde 15'e indirildiğinin açıklanması ile yurtdışından Türkiye'ye ihraç edilen hayvan sayısının oldukça artması beklenmektedir. Türkiye'ye kara ve deniz yoluyla başta Avustralya ve Uruguay olmak üzere birçok ülkeden büyükbaş ve küçükbaş hayvan ihraç edilmesi, birçok hayvan hakları ihlalini de beraberinde getirmiştir. Temmuz ayında, ithal hayvanlarla dolu gemiler Mersin Limanı'nda tam bir hafta, Bandırma Limanı'nda ise 4 gün boyunca denizde bekletilmiştir. Bekletilen gemilerde, hayvanlar alt alta üst üste, aç - susuz, hiçbir yaşamsal ihtiyaçları giderilmeden ve hiçbir güvenlik tedbiri alınmaksızın bulundurulmakta, bu kötü koşullardan yüzlerce hayvan, nakliyat sırasında yaralanmakta ve hayatını kaybetmektedir. Hayvanların gemilerden indirilişi sırasında da birçok hayvan, kötü muamele nedeniyle sakatlanmakta, limanlarda yine günlerce bekletilerek kamyonlara tıka basa yüklenip çiftliklere nakledilmektedir. Türkiye, en çok gözettiğini iddia ettiği ve insanlarla birlikte yaşayan evcil hayvanlar için çıkardığı yasaları bile hayvanlar lehine hazırlamamakta ve h... Devamı

Yeni hastalar...

2011-07-28 07:31:00

Ağır denge kaybı nedeniyle sokaktan koruma altına aldığımız ve uzun bir tedavi sürecinin ardından düzelen  bu kedi, aylar sonra aniden kötülesti. Yapılan tahlillerde böbrek değerlerinde ciddi artıs olduğu, bu nedenle soka girdiği bize söylendi. Su anda klinikte, tedavisi devam ediyor. Sokakta zar zor yürürken ve güçlükle nefes alırken rastladığımız bu kediye önce bir seyler yedirmeye çalıstık. Ancak hiçbir sey yemedi. Adeta kurumustu. Etrafa sorduğumuzda birkaç yıldır o bölgede yasadığını öğrendik. Ama yavru kedi görünümünde, gelisememis hiç. Muayene için kliniğe götürdük. Viral hastalıktan süpheleniliyor. Ağız bosluğunda ülseratif ve kistik olusumlar var. Bu da yemek yemesini zorlastırıyor muhtemelen, istahı bu yüzden yok. Uzun süre susuz ve gıdasız kalmıs. Ağır bir solunum yolları enfeksiyonu var. Antibiyotikle birlikte bağısıklık güçlendirici bir tedaviye baslandı. Yakında iyilesmesini umuyoruz. Yol ortasında bir kedinin yattığını öğrendik. Yanına gittiğimizde boylu boyunca yerde uzanmıstı. Sans eseri bir arabanın altında kalmamıs. Vücudunun bazı yerlerinde ve ağzının kenarında renkli sinekler dolasıyordu. Vücut sıcaklığı da oldukça düsüktü. Acil müdahalenin yapılması için kliniğe yetistirdik. Durumu oldukça kötüydü. Kuvöze alındı. ... Devamı

İyilesenler...

2011-07-27 22:59:00

Taburcu olan ve koruma altına aldığımız hayvanlar... ... Devamı

Türkiye’ye hayvan satma!

2011-07-27 04:52:00

  <div style="font-family: inherit;"> Türkiye, hayvan taşımacılığında sınıfta kalmanın sıkıntısını yaşıyor.   Hayvan hakları savunucusu çok sayıda örgüt, ortaklaşa kaleme alınan bir yazıyla Türkiye’yi, canlı hayvan taşımacılığında hiçbir kurala uymamakla suçlarken, Avrupa Birliği’ne de çağrı yaparak, Türkiye’ye hayvan ihracatının askıya alınmasını istedi. Çağrıda, “Avrupa Komisyonu’nu, AB’deki hayvanların daha fazla kötü muameleye maruz bırakılmasını önlemek adına, Türkiye’ye hayvan ihracatını askıya almaya çağırıyoruz. Doğrusu, bize göre bu acımasız ve gereksiz ticaret tamamen ortadan kaldırılmalı. Uzun mesafeler ve yüksek sıcaklıklar öylesine aşırı ki, bu şartlarda hayvanlara doğru muamele edilmesini sağlayacak asgari ihtiyaçları sağlayabilmek imkânsız” denildi. Bu çağrının arka planında, bazı hayvan örgütlerince, Türkiye-Bulgaristan sınırında, hayvan ulaşımının nasıl yapıldığını kontrol etmek üzere gerçekleştirilen bir çalışma bulunuyor. Bu çalışmada uzmanlar, sınırdan geçişin bazen saatler, hatta günler aldığını, bunun da, veterinerlerin gelmesini ve gümrük yetkililerinin geçişe izin vermesini beklemekten kaynaklandığı sonucuna vardı.   <b>Kaynak:</b> Hürriyet</div>   <iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/qugtNI2Chcc" width="560"></iframe> Devamı

Yavru Kedinin Ayaklarını Kestiler

2011-07-26 22:49:00

  Şanlıurfa’da, acımasız kişi ya da kişiler, bir yavru kedinin ön ayaklarını bıçakla kesip sokağa attı.     Vatandaşlar tarafından bulunan hayvan için belediye veterinerleri seferber olurken, güvenlik güçleri ise yavru kediye yönelik vahşeti gerçekleştiren kişi ya da kişilerin bulunması için çalışma başlattı. Gören ve duyanların kanını donduran olay, sabah saatlerinde meydana geldi. Balıklıgöl'de temizlik yapan belediye görevlileri, yerde kanlar içerisinde acı çeken yavru bir kedi gördü. Islak olan ve üzerine sıcak su dökülerek haşlanmış olmasından kuşkulanılan yavru kedinin ön ayaklarının kesildiğini fark eden görevliler, durumu belediyeye bildirdi.      İhbar üzerine Balıklıgöl'e gelen Şanlıurfa Belediyesi veterinerleri, yavru kediyi tedavi için merkeze götürdü. Kesik olan ön ayaklarından kanlar akan yavru kediyi görenler ise vahşeti yapanlara tepki gösterdi. Daha önce de aynı bölgede 3 kedinin madde bağımlıları tarafından vahşice öldürüldüğünü söyleyen vatandaşlar, yavru kediye işkence yapan kişi ya da kişilerin yakalanarak cezalandırılmasını istedi. Yavru kediyi bulan temizlik görevlisi Cüneyt Aşık ise karşılaştığı manzaranın kendisini şoke ettiğini söyledi. Aşık, "Çimlerin arasında iki ayağı bıçakla kesilmiş, sıcak suyla haşlanmış yavru kediyi görünce yüreğim parçalandı. Yavru bir kediye bu işkenceyi yapan insan olamaz. Bunu yapan madde bağımlısı gençlerdir. Daha önce de benzer olaylara şahit olduk, sürekli hayvanlara eziyet ediyorlar" dedi. Görenlerin tepkisine yol açan olayın ardından bilgilendirilen polisler ise yavru kediye işkence yapan kişi ya da kişilerin belirlenmesi ... Devamı

Barınakta ölen köpekleri aynı barınakta başka köpekler yiyor!

2011-07-08 18:45:00

    Muğla’nın Milas Belediyesi Geçici Hayvan Barınağı’nda bulunan yaklaşık 100 sokak köpeğinden dördünün bakımlarının yapılmaması nedeniyle ölmesi ve çok sayıda köpeğin de hasta olması hayvan severleri ayağa kaldırdı.   Barınağa ziyaret için giden hayvan severler, gördükleri manzara karşısında şok oldu.   Yeterli beslenememe ve bakımsızlık nedeniyle ölen dört köpeğin cansız bedenleri sağlıklı köpekler tarafından parçalandı.   Milas Hayvanları ve Doğal Hayatı Koruma Derneği ile Bağımsız Hayvan Hakları Savunucuları üyelerinden oluşan bir grup, Milas Belediyesi’nin sorumluluğundaki geçici hayvan barınağındaki görevlileri hayvanlara karşı ilgisizlikle suçlarken, sert tepki gösterdi.   Bağımsız Hayvan Hakları Savunucusu Sabiha Erol, “Buraya geldiğimizde ölen hayvanlar kurtlanmış durumdaydı ve öleli çok uzun süre olduğu belliydi. Gördüğümüz manzara bizi çok üzdü. Barınak yetkililerinin daha duyarlı ve hayvanları seven kişilerden oluşması gerekiyor. Beslenmeleri bile son derece çirkin yöntemlerle yapılıyor.” şeklinde konuştu.   Yaşanan gelişmelere karşı Milas Belediyesi ise sessizliğini koruyor.   Kaynak: Sözcü Devamı

Tedavileri süren hastalar...

2011-06-30 02:29:00

Mucadele alanimiz, insanlar tarafindan hor gorulup haklari gaspedilen, varligi farkedilmeyen ya da israrla yok sayilmak/yok edilmek istenen canlilar olan hayvanlara destek olmak, insanla esit olmasi gereken yasama haklarini kullanabilmelerini saglamak... Hayvanlarin dogrudan korunmasi ve hak ihlallerinin teshiri ve son bulmasi icin 23 senedir devletten ve hicbir kurum/kurulustan destek almadan calisan dernegimizin duzenli destekcisi yokken, sahaya inmeyerek, sadece brosur bastirip afis tasarlayan, hayvana elini surmeden hayvan korudugunu iddia eden STK'lara bizimkinden katbekat destek saglanmakta. Biz ise ozellikle son iki senedir, yeterince destek bulamadigimizdan, tum imkânlarimizi seferber ettigimiz icin tukenmis durumdayiz. Gectigimiz ay bulunan hastalarimizdan en acil olanlarini sizlere duyurmustuk. Sokakta yatar halde buldugumuz ve hematurili (idrarda kan) kedi ve bobrekleri iflas eden kedi ile lenf iltihabi nedeniyle boynu kan revan icinde buldugumuz kedi, kanadinda artrit olan marti, rahim iltihabi nedeniyle dusuk yapan kedi iyilesti ve taburcu oldu. Kanserli kediyi ise tum cabalarimiza ragmen maalesef kaybettik. Kliniklerde ve dernegimizde tedavisi surmekte olan hastalardan bazilarinin fotograflarini yukarida gorebilirsiniz. Taburcu edilen tum hayvanlari digerleri gibi yine koruma altina aldik. Ancak, tedavi masraflari icin dernegimizin desteginize ihtiyaci var. Dernegimize sundugunuz katkilarin tamaminin, yasam alanlari isgal edilmis, insan eliyle magdur edilmis hayvanlarla tur/irk ayirt etmeksizin, dogrudan dayanismak ve hayvanlarin magduriyetlerini gidermek icin kullanildigini unutmamanizi rica ediyor, tedavi borclarini odeyebilmemiz ve korumamiz altindaki hayvanlarin yasamsal, zaruri ihtiyaclarini gidermemiz icin desteklerinizi esirgemeyeceginizi umuyoruz. Dernegimize destek olmak isteyenler hyhkd88@gmail.com adresimize bir e-posta atarak bilgi alabili... Devamı

Yeni hastalar...

2011-06-21 06:51:00

Tedavileri devam eden yeni hastalar... Muhtemelen ilk doğumu. O kadar zayıf ki yavrularına bile çok zor bakabiliyor. Ağır bir göz enfeksiyonu var. Veteriner, menenjite çevirebileceğini söyledi. Bir baska göz enfeksiyonu daha... Ağır bir solunum yolu enfeksiyonu var. Vücudunun birçok yerinde yaralar ve tüy dökülmeleri var...   Devamı

Onlara ne yapıyoruz? Ruhlarımıza ne yapıyoruz?

2011-06-05 04:21:00

Hayvanlar ve insanlar aynı şekilde ıstırap çeker ve ölürler… Çekilen acı aynı, kan dökülmesi aynı, ölümün kokusu aynı, yaşamın küstahça, acımasızca, zalimce çekip alınışı aynı… Bunun bir parçası olmak zorunda değiliz. Dick Gregory kaybedilmiş değil, bir kenara fırlatılıp atılmış masumiyet... asla durmayacağız... nesiller, anneler, babalar, kızlar ve oğullar... aile... nesilden, nesile: sindirmek, hatırlamak değil... doğayı "saklamak"... masumların katli, masumların tanıklığı... bir ömür boyu beklemek... gözlerime bak... tetiği çeken, senin elin… defalarca… her dakika… duygusuz ruhların insafına... neden ruhlarını bozuyoruz? bizi onlardan nefret ettiren ne?.. belki kendi beyinlerimiz üzerinde deney yapmamız gerek... her zaman ardımızda bıraktığımız, ölüm... tanıklık etmek... suçlu... yok etme metodlarımızı asla anlamayacaklar... savaşın bilinmeyen kurbanları... ve hepimiz için adalet !.. dinleyebilseydik anlayabilecek miydik?.. Fotoğraflar: http://ihaveseenanotherworld.tumblr.com/ http://hayvanozgurluguhareketi.wordpress.com/ ... Devamı

Hastalar bitmek bilmiyor

2011-05-31 02:38:00

Kan revan icinde bulduğumuz bu kedinin, lenf düğümleri iltihaplanmıs. Oldukça yabanî. Tedavisi sürüyor. Yakında iyilesmesini umuyoruz. Devamı

Hasta üzerine hasta... Yine böbrek...

2011-05-22 20:38:00

  Idrarini yapamayan kedi hastaneden nihayet taburcu oldu. Bugun ise sokakta, yerde oylece yatan bir kedi haberi geldi. Felc gecirmis gibiydi, sadece miyavlayabiliyordu. Yattigi yerden kaldirdik, veteriner gelene kadar kafasini kaldirarak su verdik, cok susamisti, dakikalarca su icti. Etrafa kedi hakkinda sorular sordugumuzda, kedinin sabahtan beri sokakta yattigini ogrendik. Kimse elini bile surmemis. Klinikte yapilan tahliller sonucunda bu kedinin de bobrek rahatsizligi oldugunu ogrendik. Kan degerlerinin ne kadar kotu oldugundan bahsetmek bile istemiyoruz, cunku iflas eden bobrekleri kediyi hareket edemez bir hale getirmis. Tedavisine baslandi, iyilesmesini umuyoruz. Devamı