Sarıyer'de yoğunlaşan hayvan şikayetleri

2007-05-18 00:44:00

  Yaklaşık olarak iki haftadır bölgedeki hayvanseverler internet ortamında endişelerini belirtirken bazı bölgelerde hayvanların toplatıldıklarını ve toplattırılmak istendiklerini öğrendik. Hayvanları birer "sorun" olarak gören insanların ( özellikle Zekeriyaköy bölgesinden ve Arıköy Kooperatifi'nden ) yerel yönetimlere ve site/kooperatif yönetimlerine yaptıkları şikayetler sonucu hayvanlar toplatılıyor, sonu belli olmayan yolculuklara çıkartılıyor ve bölgede ne yazık ki kuşkulu ölümler gözlemleniyor. Aşağıda Zekeriyaköy Kooperatifi'nden Zekeriyaköy Çevre Gönüllüleri Derneği'ne yazılan yazıyı ve Arıköy'de ikamet eden bir hayvanseverin yazdığı e-postayı görebilirsiniz:

 

Zekeriyaköy Kooperatifi'nin yazdığı yazı :

 

Sokak köpekleri meselesini çözmenin tek yolu, bu konuda "Hukuk" ne diyorsa onu yapmaktır. Bahsettiğim hukuk, tam üyesi olmak için ulusça gayret sarfettiğimiz AB kanun ve yönetmelikleridir. Yüzyıllar süren ve binlerce, belki de onbinlerce olaydan sonra oluşan hukuku, yani sokak köpekleriyle ilgili olarak il idaresinin, belediyelerin ve de diğer yerel yönetim birimlerinin görev ve yetkilerini düzenleyen yasaları ve yönetmelikleri yok sayarak çözüm geliştirilemez.

AB mevzuatı içinde, belediyelere, sokakta bulunan başıboş köpekleri toplayıp, belli bir süre, mesela bir hafta barınakta tutmak ve bu süre içinde sahiplenilmeyenleri "uyutmak" vazifesi verilmiştir. Yani ne kadar üzülürsek üzülelim, bu köpeklerin ebediyen uyutulmasından başka çare yoktur. Bu hayvanları aşılatıp, kısırlaştırıp, kulaklarına da küpe takıp sokaklara salmak diye ne ülkemiz ne de AB mevzuatı içinde bir hal tarzı yoktur. Benim bildiğim budur. Bilgilerim eksik veya yanlış olabilir. Öncelikle ülkemiz hukukçularından ayrıca  Brüksel'deki AB Merkezinden konuyla ilgili yasal kurallar öğrenilebilir. Kurallar ne ise, hepimiz aynen uyarız.

Bu beldede yaşayan insanların ve özellikle başıboş köpeklerinin hedefi olan çocukların, sokaklarda ve parklarda özgürce oynama ve dolaşma hakkını kısıtlamamak için  yukarıda arzettiğim  çözüm yolunu hayata geçirmek mecburiyeti vardır. En azından yasal uygulamalara karşı çıkmamak  gerekir.

Aksi davranış, kendi tercihlerimizi,  başkalarına dayatmaktan başka bir şey değildir. Ne kadar insaniymiş gibi durursa dursun bu, bir zorbalıktır.

 

Zekeriyaköy Kooperatifi

 

* * *

 

Arıköy'den bir hayvanseverin gönderdiği e-postadan alıntı :

   Sitemizde uzun zamandır ortadan kaybolan kedi ve köpeklerin akibeti ne yazık ki geçen pazartesi sahipli bir köpeğin parktan aldığı STRİKNİN maddesi ile zehirlenmesiyle anlaşıldı. Bu köpek yaşıyor, kasılmaları hala devam ediyor ve arka ayağı tutmuyor, fakat diğerlerinden hiç ümidimiz yok (...)

 

Derneğimizin Notu: 5199, bir KORUMA yasası değildir !..

   Eğer yasa, gerçek bir koruma yasası olsaydı belediyeler artan bir hızla hayvanları toplamazlar, oraya buraya atmazlar, öldürmezlerdi. Yasada "bakımevi" diye geçen yerlerde de bir salgın hastalık bahanesi yaratmak ve bakımevini karantina bahanesiyle kapatıp içerdekileri imha etmek de birçok kişinin dikkatinden kaçmış bir yasal düzenleme.
   Ne yasalara, ne de Avrupa'nın istediklerine uyacağız. Avrupa, bütün hükümetleri hayvan konusunda kendi iradesiyle başbaşa bıraktığını, müdahale etmeyeceğini yıllardan beri belirtiyor.
   Seçimler yakın. Yeterli sayıda mıyız?
   Ama bu işteki yanlışlık "kooperatif " gibi bir yerde yaşanıyor olması. Bu kooperatifteki evlere iskan verildi mi? Yani şikayet etme hakları var mı, yasal olarak orada yaşıyor durumunda mı her şikayet eden? Eğer yasal bir boşlukları varsa oradan susturulabilir hepsi.
 

NOT: Geçtiğimiz yıllarda derneğimiz, sahipsiz hayvanların korunması, bakılması ve gözetimini kolaylaştırmak ve halka hayvanların da bir kanunu (!) olduğunu duyurmak amacıyla 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 6. maddesini de içeren bilgilendirici bir el ilanı bastırdı ve 10.000 adet bastırılan bu el ilanları Sarıyer ilçesi genelinde dağıtıldı. El ilanının basımı öncesinde dernek başkanımız, Sarıyer Belediye Başkan Yardımcısı Mesude Öztürk ile bu el ilanında belediyenin logosunu kullanıp kullanamayacağımızı sorduğunda "hayır" cevabını aldık. Devletin çıkardığı yasa hakkında bilgilendirici ve tamamen hayvan yararına olan bir el ilanına logolarını koydurtmakta sakınca görecek kadar hayvan karşıtı olan ve hayvanların yaşam hakkını elinden alan, ormanlık alanlara, taş ocaklarına sürgüne yollayan, sokakta bir hayvan görmeye bile tahammül edemeyen bu zihniyeti kınıyoruz.

405
0
0
Yorum Yaz