Ötanazi yasası: "Kentleri hayvandan arındırma" politikasının son

2008-03-03 02:49:00

Hayvanların Yaşam Haklarını Koruma Derneği olarak, bu hafta hayvan koruma grup ve kuruluşlarına ötanazi yasası adı altında duyurduğumuz, özellikle sokak hayvanları açısından büyük bir tehdit oluşturacak olan "Veteriner Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanunu" taslağına dikkatleri çekmeye çalıştık.

Son dönemde artış gösteren sistemlice yapılan hayvan itlaflarının ve sürgünlerin "sokakları hayvandan arındırma" politikasının sadece başlangıcı olduğunu ve bu yasa taslağının kanunlaşması halinde temel haklarını güvence altına almayı ve haklarını korumaya çalıştığımız hayvanlarımızı nasıl bir sonun beklediğini açıklamaya çabaladık.

Bu yasa taslağı da hayvanları ilgilendiren diğer yasalar gibi Türkiye şartları göz ardı edilerek, dayatmacı bir zihniyetle hayvan konusuna yanlı yaklaşan bazı bürokratlar, mesleki menfaatlerini haklı olarak en ön planda gözeten bazı meslek temsilcileri ve bağlantıları, çıkar hesapları nedeniyle uzaklaşmış bazı STK temsilcilerinin işbirliği ile hazırlanmıştır. Hayvanlardan arınma programının son basamağı olduğu açıkça anlaşılan "Veteriner Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanunu" taslağı, amacı doğrultusunda geliştirilmemiş, hayvan refahına hizmet edeceği kandırmacasıyla meclise sunulmuş olan ve hayvan aleyhinde kullanılabilecek maddeleriyle, özellikle de 11. madde ile çağdışı ve keyfî yoruma, zanna dayalı işleyen bir yasadır. Bu nedenle hayvanların ve hayvan korumacıların hiçbir beklentisine yanıt olamayacak niteliktedir.  Hayvanlar eskiden olduğu gibi öldürülmeye devam edecek, fakat eskiden gizli kapaklı yapılan itlaflara yasal bir kılıf hazırlanmış olacaktır. Bu da hayvan korumacıların hak arama çabalarını cevapsız bırakacaktır.

Kanun taslağını incelediğimizde derneğimizin tespit ve endişelerinin ne kadar doğru olduğunun farkına vardık. Çünkü, bu kanun, Avrupa Birliğince 12. faslın müzakereye açılabilmesi için ön koşul olarak belirlenen düzenleme ve reform paketinin içinde yer almaktadır. Aşağıdaki alıntılara göz attığınız takdirde sizler de neden bu konunun üstünde bu kadar durduğumuzu anlayacaksınızdır. Kafamızdaki soru işaretleri ile ilgili açıklamalar, alıntıların hemen altında, farklı renkte yer alacaktır.

HYHKD olarak, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'na Bilgi Edinme Kanunu kapsamında bazı sorular sorduk. Bu soruların cevabını aldığımız zaman ilgililerle paylaşacağız.

Veteriner Hizmetleri, Gıda ve Yem Kanunu taslağından, etki analizi metninden alıntılar:

IV. BÖLÜM / Madde 11/ Altıncı fıkra:


Hayvanlara ötenazi yapılamaz. Ancak;


a) Hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu olmayan hastalık durumlarında.
b) Akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda.
c) Davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden durumlarda
hayvanlara ötenazi yapılabilir.


Baştan sona sokak hayvanlarını kent yaşamından arındırmak amacı güdülerek koyulmuş bu maddenin, hayvan rehanına hizmet etmesi amacıyla kanun taslağında yer aldığı büyük bir yalandır.

"Etki Analizi" raporu, "Düzenlemenin sosyal hayata etkileri" başlığı:

Hayvan refahı ve hayvanların korunmasına ilişkin getirilen düzenlemeler ile bu alandaki yaşanan olumsuzluklar nedeniyle toplumda oluşan infialler önlenmiş olacaktır.

Toplumda oluşan infialler nelerdir? Bu yaşanan infiallere sebep olduklarını iddia ettikleri hayvanları yok etme yollarını arama yerine neden toplumdaki tahammülsüzlüğü giderme yolu seçilmemektedir?

"Etki Analizi" raporu, "Düzenleme yapılırken ilgili tarafların görüşlerini beyan etme fırsatı bulup bulmadığı" başlığı:

Düzenleme yapılırken ilgili taraflara görüşlerini beyan etme fırsatı verilmiş ve ilgili tarafların katılımı sağlanmıştır.

Düzenlemenin hazırlanmasına esas teşkil eden ve ayrı ayrı taslaklar olarak hazırlanan Veteriner Çerçeve Kanun Taslağı,  Gıda Kanunu Taslağı, Yem Kanunu Taslağı, Hijyen ve Resmi Kontroller ile ilgili Kanun Taslağı, başta ilgili Bakanlıklar, ABGS, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları olmak üzere tüm tarafların görüşlerinin alınması için yazılı olarak ve internet ortamında yayımlanmış ve görüşler alınmıştır. Gelen görüşler de dikkate alınarak dört ayrı taslak halinde hazırlanan kanun taslakları birleştirilerek tek bir kanun taslağı haline getirilmiştir.

Düzenlemenin hazırlık aşamasında düzenlemeyle ilgili değişik sivil toplum kuruluşları tarafından panel, sempozyum gibi kamuya açık etkinlikler düzenlenerek ilgili tarafların katılımı ve katkısı alınmıştır.

Mevcut düzenlemeye hangi sivil toplum kuruluşları katılmıştır?

228
0
0
Yorum Yaz