İnsanların hayvanlara yönelik insanî olmayan müdahaleleri...

2008-02-28 02:48:00

 

Türkiye genelinde sistemli bir şekilde yapılan sokak hayvanlarının kökünü kazıma çalışmaları son hız devam ederken, Sarıyer ilçesi dahilinde de birçok yerde hayvanların öldürüldüğü haberleri geliyor. Aşağıdaki fotoğraflar 26 Şubat, Salı günü Bahçeköy - Zekeriyaköy yolu, su deposu civarında çekilmiştir.

 

 

Önce üzerlerinden para kazanılıyor, sonra da ölmeleri için ormanlık bölgelere terkediyorlar. Ya açlıktan, trafik kazasından ya da insanî değerlere sahip olmayan insanların elinden ölüyorlar ya da onları terkeden belediyeler tarafından öldürülüyorlar. Acı son, hiçbir zaman değişmiyor: ÖLÜM !

 

Yeni rant kapısı: Hayvan ihaleleri

 

Son yıllarda belediyeler, geçmişten beri haşere muamelesi yaptıkları hayvanlarla uğraşmamak için bu hayvanların türlü şekillerde imha edilmesi ve kısırlaştırılma işini ihalelerle şirketlere devretmiş durumdalar. Genellikle klasik hikaye şu şekilde cereyan ediyor: Sokaklarımızda her gün ölüm tehdidiyle, aç-susuz bir şekilde yaşamlarını sürdürmeye çalışan hayvanlarımız hiçbir şekilde fiziksel durumlarına (yaşlılık, hastalık vs.) bakılmaksızın yıllardır yaşadıkları mahallerinden toplanıyorlar. Daha sonra belediye barınaklarında buz gibi fayans zeminleri olan bölmelerde yarı aç-yarı tok şekilde muhafaza edilip kısırlaştırılıyorlar. İhalelerde hayvanların HER KOŞULDA kısırlaştırılması, büyük önem taşıyor, çünkü her kısırlaştırılan hayvan, para demek. Kısırlaştırma operasyonun ardından, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na göre kısırlaştırılan hayvanlar yaşadıkları yere bırakılmaları gerekirken hiç bilmedikleri dağlık, ormanlık alanlara terkediliyorlar. Önce bu masum hayvanların üzerlerinden para kazanılıyor, daha sonra da ÖLMELERİ için hayvanseverlerin desteği olmadan  yaşayamayacakları ıssız yerlere atılıyorlar.

 

Fotoğraflar, Şebnem Aslan'dan temin edilmiştir. Paylaşımından dolayı kendisine teşekkür ederiz.

 

26 Şubat günü yapılan zehirlemelerde sadece zehirli et kullanılmadığı, zehirlenen köpeklerin öldüğü bölgelerde ve hayvanların üstünde tüfeklerden atılan yüksek doz ilaç içeren (muhtemelen Lysthenon içerikli) iğnelerin mevcut olduğu bilgisini aldık. Bu bilgi, itlafların sistemli bir şekilde yapılmasından da açıkça anlaşılacağı gibi zehirlemelerin yerel yönetimlerce planladığını, desteklendiğini ve gerçekleştirildiğini açıklıyor.

 

Öldürerek, sürgüne yollayarak bu hayvanların kökünü kazımayı amaçlayan yerel yöneticiler, yıllardan beri rahatsızlık duydukları, nefes almalarına bile tahammül edemedikleri hayvanları KATLETMEYE devam ediyorlar. Katletmeyi çözüm yolu olarak seçmiş yerel yönetimleri bir kez daha kınıyoruz ve kendilerine bir kez daha bu hayvanları öldürerek, sorun haline getirdikleri bu konuyu çözüme kavuşturamayacaklarını hatırlatmak istiyoruz.

 

Yapılan katliamlar, birçok kanun ve yönetmelik maddesine, bakanlıkların ve valiliğin yayımladığı genelge ve yönergelere de aykırı durumdadır. Şu anda bu imha emirlerini veren yöneticiler birçok mevzuata muhalefet ederek yasalar önünde birer "SUÇLU" konumundadır ve bu katliamlara ön ayak oldukları için büyük bir insanlık suçu işlemektedirler. 

 

Yaşam hakkının kutsallığına inanan her duyarlı bireyin bu yasadışı müdahaleye tepki vermesini rica ediyoruz.

191
0
0
Yorum Yaz