Ayazağa'daki arazi baskınları hakkında yazılı açıklama

2012-02-23 02:00:40
Ayazağa'daki arazi baskınları hakkında yazılı açıklama |  görsel 1

Kamuoyuna Duyuru

Geçtiğimiz hafta, kendisini "hayvansever/hayvan korumacı" olarak tanımlayan bir grup, İstanbul Ayazağa'da bulunan iki ayrı araziyi basarak resmî otoriteleri de harekete geçirip söz konusu arazilerdeki bazı hayvanların belediye barınaklarına kontrolsüzce dağıtımına ön ayak olmuştur.

Araziden alınan pittbull cinsi köpeklerin akıbeti 2 gün boyunca öğrenilememiş, halen "gizli" bir şekilde yürürlükte olan ve kamuoyunda "pittbull genelgesi" olarak bilinen genelgenin varlığı nedeniyle de bu hayvanların can güvenliği kalmamıştır. Bu durum, derneğimiz de dahil olmak üzere hayvana duyarlı birçok kesimi infiale düşürmüştür. Çünkü, bu genelge pittbull ve Bakanlıkça "tehlikeli ırk" damgası vurulan hayvanların aleni bir şekilde katline izin vermektedir. Kaldı ki diğer hayvanların da bu barınaklarda can güvenlikleri, mevcut olan bu zihniyet nedeniyle yoktur. Örneğin İBB'nin toplama kamplarında her gün kaç hayvanın, hatta bir gecede kaç yavru köpeğin boğazlandığı kimi kesimlerce unutulmuş olabilir ancak bizler bu kara lekeyi hayatımız boyunca unutamayacağız ve unutturmayacağız.

Arazide birçok ölü hayvanın bulunduğunu belgelediklerini iddia eden hayvanseverlerden biri ise Bakanlığa dilekçe göndererek araziden alınan pittbulllardan bazılarının öldürülmesini isteyebilecek kadar bilinçsizce davranmış ve bu hayvanların özel olarak bakımlarının sağlanmasını istemesi gerekirken, yaşamlarının sonlandırılması gerektiğini dilekçesinde "...rehabilite edilemeyecek kadar agresif olan köpeklerin uyutulması kararının aldırılması..." şeklinde açıkça beyan etmiştir.

Son günlerde yine birtakım fotoğraflarla yapılan açıklamada ise arazide bulunan tüm konteynırların belediye ekiplerince dağıtılıp kaldırıldığı görülmektedir. Arazide halen köpeklerin yaşadığı ve ağır kış ve bölge şartları düşünüldüğünde hayvanseverler tarafından bu hayvanların, o bölgede yaşayabilmesine olanak bırakılmamıştır.

Hayvanların sonunun ne olacağını düşünmeden, onlar için, hayatlarının sonuna kadar yaşayabileceği güvenli yerler sağlamadan böyle bir girişime ön ayak olunması, sanki hayvanların bilinçsizce sürüklenebilecek, ordan buraya umarsızca taşınabilecek canlılar olduğu şeklinde değerlendirildiğinin bir kanıtıdır. Yıllardan beri, hayvanlara karşı sürdürülen bu yanlış yaklaşımı, zihinlerden söküp atmak için çabalayan ve hayvanları mutlak korumacılık ilkeleri dahilinde yaşatmaya çalışan derneğimiz, bu girişimin hayvan korumacılıkla yakından uzaktan ilgisi olmadığını hiç çekinmeden dile getirmekte ve bu girişimi kınamaktadır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Hayvanların Yaşam Haklarını Koruma Derneği
HYHKD, 1988

310
0
0
Yorum Yaz