Diyarbakır'daki Leopar Katli Yargıda!

2014-02-13 11:34:00

İstanbul'da kurulu bulunan ve avcılık karşıtlığı başta olmak üzere 26 senedir hayvan hakları mücadelesi veren Hayvanların Yaşam Haklarını Koruma Derneği'nin Diyarbakır'daki leopar katli ile ilgili yaptığı suç duyurusu kabul edildi. Leoparın katledilmesi ile ilgili olarak, şüpheliler Mahmut Kaplan ve Kasım Kaplan, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununa muhalefet ettikleri gerekçesi ile Diyarbakır Çınar Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanacak.     "434 TL para cezası ile yaban hayatı korunamaz"   Konu hakkında açıklama yapan ve leoparın katli ile ilgili hem idarî hem de adlî yönden soruşturma başlatılması için başvuruda bulunduğunu belirten Hayvanların Yaşam Haklarını Koruma Derneği (HYHKD) yetkilileri, aslında bu adımın devlet tarafından atılması gerektiğini belirterek "Eğer biz bu olaya tepki verip hukuk mücadelesi başlatmasaydık nesli tükenmiş olan bu yaban hayvanını katledenler hakkında hiçbir adlî soruşturma yürütülmeyecekti. Nesli tükenmiş bir hayvanı vuran bu kişiler hakkında 434 TL'lik idarî para cezası dışında hiçbir yaptırım uygulanmadı. 434 TL'lik para cezası ile yaban hayatı korunamaz. Devletin görevi, avcılığı teşvik etmek ya da yaban hayvanı üretip avlaklara salmak değil, bugün sadece insan eğlencesi uğruna katledilen bu hayvanları kapsamlı strateji ve politikalarla korumak olmalı. Ancak bugüne dek maalesef devletten böyle bir adım göremedik" açıklamasında bulundu.     "Önemli olan dirisini koruyabilmek"   Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun tahnit edilen leoparın başında gülerek poz vermesini de eleştiren HYHKD yetkilileri, "Önemli olan, hem ulusal hem de uluslararası mevzuata göre varoluştan gelen doğal hakları olan bu hayvanları... Devamı

İzmir'de tekmelenerek öldürülen Kedi "Yamuk"un davası bugün

2012-03-12 19:28:21
İzmir'de tekmelenerek öldürülen Kedi Yamukun davası bugün  |  görsel 1

İzmir'in Bornova ilçesinde, "Yamuk" adlı kediyi döverek öldürdüğü iddia edilen Üniversite öğrencisinin "mala zarar verme" suçundan yargılandığı dava ertelendi. İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma, mahkeme hakiminin raporlu olması nedeniyle İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.  Sanık U.G ve avukatının katılmadığı duruşmada, öldürülen kedi "Yamuk"un sahibi Ahmet Hüsnü Arda Baran'ın avukatları hazır bulundu.  Mahkeme hakimi, kendilerine bugün gelen dosyayı inceleme fırsatı bulamadığı için duruşmayı Mayıs ayına erteledi.  Hayvan hakları savunucularından destek  İzmir Doğal Hayatı ve Hayvanları Koruma Derneği (İZÇEV) Başkanı Besalet Alkaya, duruşma öncesi hayvanseverlerle birlikle İzmir Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.  Hayvan katliamlarının sıklığına işaret eden Alkaya, Menderes, Torbalı, Dikili, Çandarlı ve Ayrancılar'ın hayvan ölümünde şampiyonluk yarışında olduğunu söyledi.  Alkaya, hayvanları öldürenlerin bulunup yargı önüne çıkartılmadığını, hayvan ölümlerinin her geçen gün daha da arttığını savunarak şöyle dedi:  "Soruyoruz; ilimizdeki devlet yetkilileri, yerel yöneticiler ve cumhuriyet savcıları, bu kişilerin bulunup yargı önüne çıkartılması için ne yaptınız- Bu katliamların önlenmesi için hangi tedbirleri aldınız- Açıklama yapmanızı bekliyoruz.  Kadına şiddet, öğrenciye şiddet, zayıfa şiddet, azınlığa şiddet, hayvana şiddet... Gücü yeten yetene. Kedi "Yamuk" davasının sonucunun, hayvan düşmanlarını yıldıracağına inanmaktan başka çaremiz yok."  Olay İzmir'in Bornova ilçe... Devamı

SÖYLEŞİ / Eva AKSOY: Hayvana odaklanmış hayat çoğu kişiyi rahats

2012-02-27 02:57:56

Sakarya gazetesinden Ece Bilgin'in dernek başkanımız Eva Aksoy'la yapmış olduğu söyleşiyi yayınlıyoruz: Hayvansever Eva Aksoy, "Hayvana odaklanmış bir hayat çoğu kişiyi rahatsız ediyor. Farklılığı kabullenemiyorlar, çünkü kendi farklılıkları ortaya çıkmış oluyor. Kızımla beraber akıl almaz tepkiler aldık, ölümle tehdit edildik, üzerimize ateş edildi, taş atıldı, şişeler fırlatıldı, hakaretler edildi, evimiz gözetlendi. Dışardaki hayvanları beslediğimizde karanlıkta pusu kurulup saldırıldı" dedi.   Eva Aksoy; o, dağarcığı doğru net tartışmasız bilgilerle dolu, bir farklı insan ya da olması gereken gibi bir insan ve "Hayvan korumacı" tanımına dört dörtlük yakışan güzel cesur bir yürek. Mesafeli görünüşü altında sımsıcak, canlara adanmış bir yaşamı var Eva Aksoy´un. Rahatlıkla hayvan sorunları ile ilgili fikirlerimin bu kadar birebir örtüştüğü az kişilerden birisidir o diyebilirim. Sorularıma öylesine özel, doyurucu yanıtlar vermiş ki onunla olan sohbetimizi bir haftaya sığdıramadım. Lütfen her satırını dikkatle okuyun. Eminim öğrenecek çok şeyiniz olacaktır kendisinden, hatta bugüne kadarki öngörüleriniz değişecektir. Eva Hanım, öncelikle sizi tanımak isteriz. Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? - 1977'de geçici olarak bulunduğum yurtdışından İstanbul´a döndüğümde insanların hayvanları nasıl daha da dışlamaya, eziyet etmeye başladıklarını gördüm. Onlardan barındırabildiğim kadarını evime aldım. O yıllarda yeni doğmuş kızım da bakıma muhtaçtı. Sonuçta bakıma muhtaç sayısı artınca ne 20 yıllık müzik serüvenimi sürdürmeye, ne de diğer uğraşlarıma ayıracak zaman kaldı. Doğal olarak hayat tarzım o tarihlerden sonra tamamen değişti. Hiçbir mes... Devamı

Ayazağa'daki arazi baskınları hakkında yazılı açıklama

2012-02-23 02:00:40
Ayazağa'daki arazi baskınları hakkında yazılı açıklama |  görsel 1

Kamuoyuna Duyuru Geçtiğimiz hafta, kendisini "hayvansever/hayvan korumacı" olarak tanımlayan bir grup, İstanbul Ayazağa'da bulunan iki ayrı araziyi basarak resmî otoriteleri de harekete geçirip söz konusu arazilerdeki bazı hayvanların belediye barınaklarına kontrolsüzce dağıtımına ön ayak olmuştur. Araziden alınan pittbull cinsi köpeklerin akıbeti 2 gün boyunca öğrenilememiş, halen "gizli" bir şekilde yürürlükte olan ve kamuoyunda "pittbull genelgesi" olarak bilinen genelgenin varlığı nedeniyle de bu hayvanların can güvenliği kalmamıştır. Bu durum, derneğimiz de dahil olmak üzere hayvana duyarlı birçok kesimi infiale düşürmüştür. Çünkü, bu genelge pittbull ve Bakanlıkça "tehlikeli ırk" damgası vurulan hayvanların aleni bir şekilde katline izin vermektedir. Kaldı ki diğer hayvanların da bu barınaklarda can güvenlikleri, mevcut olan bu zihniyet nedeniyle yoktur. Örneğin İBB'nin toplama kamplarında her gün kaç hayvanın, hatta bir gecede kaç yavru köpeğin boğazlandığı kimi kesimlerce unutulmuş olabilir ancak bizler bu kara lekeyi hayatımız boyunca unutamayacağız ve unutturmayacağız. Arazide birçok ölü hayvanın bulunduğunu belgelediklerini iddia eden hayvanseverlerden biri ise Bakanlığa dilekçe göndererek araziden alınan pittbulllardan bazılarının öldürülmesini isteyebilecek kadar bilinçsizce davranmış ve bu hayvanların özel olarak bakımlarının sağlanmasını istemesi gerekirken, yaşamlarının sonlandırılması gerektiğini dilekçesinde "...rehabilite edilemeyecek kadar agresif olan köpeklerin uyutulması kararının aldırılması..." şeklinde açıkça beyan etmiştir. Son günlerde yine birtakım fotoğraflarla yapılan açıklamada ise arazide bulunan tüm ko... Devamı

Kanser illeti...

2011-12-16 22:36:00

Fındıklı'da trafiğin ortasında bulduğumuz kazazede kediyi taburcu edebildik. Durumu oldukça iyi. Dudağı eriyen kedi için ise kendi imkânlarımızı yine tükettiğimizden herhangi bir girişimde bulunamadık. Yüklü tedavi borçlarımız bir yana, hayatı tehdit altında olduğu için yıllar önce koruma altına aldığımız bir köpeğin bacağında birkaç ay önce tespit ettiğimiz tümör, son haftalarda ciddi bir büyüme gösterdi. Eğer bu şekilde büyümeye devam ederse ve birkaç gün içinde muayene ettirip müdahale ettiremezsek çok ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacağımızı geçmişteki deneyimlerimizden tahmin edebiliyoruz. Mümkün olduğunca her türlü sorunu kendi olanaklarımızla çözmeye çalışsak da tükendiğimiz anlar da oluyor. Devamı

"Yunuslar tutsak edilmemeli"

2011-12-26 03:13:00

  Muğla'nın Güvercinlik köyündeki parktan getirilen 4 yunusun, Kaş'ta yunusların gösteri amaçlı kullanıldığı tespit edilerek kapatılan merkeze konulması çevrecilerin tepkisine neden oldu.     Yunusların kapalı haldeki yunus parkına gönderilmesiyle ilgili ''Yunuslara Özgürlük Platformu'' ve Kaş Çevre Platformu öncülüğünde Kaş Belediyesi Toplantı Salonu'nda düzenlenen toplantıda konuşan Kaş Turizm Tanıtma Derneği Başkanı Mustafa Eriş, dernek olarak oy birliğiyle aldıkları kararla Kaş'ta yunusları istemediklerini, yunussuz da turizm yapılabileceğini dile getirdi.   SAD-DEMAG temsilcisi Ozan Veryeri de ulusal mevzuata göre bilimsel araştırmalar dışında herhangi bir amaçla deniz canlılarının doğal ortamdan alınması ve ticari amaçla kullanılmasının mümkün olmadığına dikkati çekti. Veryeri, mevzuatta yunusların ne tür kafeslerde tutulması ve standartlarının ne olması gerektiğinin de yazılı olduğunu vurguladı. Veryeri, ''Yunuslar ve Akdeniz fokları üzerine yaptığımız araştırmalar sonucunda esaret altına alınan memelilerin kafese girdikleri andan itibaren kısa zaman içerisinde öldüklerini söyleyebiliriz. Kafese girdikten sonra yeniden rehabilite edilmiş ve doğaya tekrar geri döndürülebilmiş yunus yok'' dedi.   Toplantıyı Whale Turizm Şirketi adına izleyen Erhan Sarıcaoğlu ise parkın Kaş'a olumlu hizmetlerde bulunacağına inandıklarını kaydederek, kapatılan parkın turizme sağladığı katkıları anlatarak toplantıdan ayrıldı.   Bu sırada Sarıcaoğlu, toplantıda kendisinin izinsiz fotoğrafını çektiği gerekçesiyle ''Yunuslara Özgürlük Platformu'' üyesi İngiliz Nichola Champan'ı polise şikayet etti. Şikayet üzerine Nichola Champan... Devamı

Leon Kurtuldu; Ya Diğerleri?

2011-12-08 02:21:00

Antalya’da icra memurları tarafından haczedilen köpek, Mustafa Sarıgül’ün yardımıyla kurtuldu. Ancak İcra ve Hayvanları Koruma Kanunu'nun çelişmesi sebebiyle bu tür olaylar tekrar edebilir. Konuyu, HYHKD'den Burak Özgüner bianet’e değerlendirdi. Antalya'da oturan turizmci Mürüvet Çetin kira borcunu ödeyemediği için, icra memurları Çetin'in Bulldog cinsi köpeği Leon'a el koymuştu. Bunun üzerine Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, borcu kapatıp haciz işlemini kaldırttı ve Leon ailesine teslim edildi. Sarıgül'ün isteğiyle Antalya'ya gelen Hayvan Haklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Kahraman Eroğlu, ailenin borcu olan 5 bin 405 lirayı ödedi ve Leon'u Çetin'e teslim etti. Leon yaklaşık beş gündür yediemin olarak veterinerde tutuluyordu. Bu haczin sebebi İcra ve İflas Kanunu'yla  5199 numaralı Hayvanları Koruma Kanunu'nun çelişmesi. Hayvanların Yaşam Haklarını Koruma Derneği'nden Burak Özgüner bianet'e, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 5. maddesinin 5. bendine göre böyle bir haciz işleminin mümkün olmadığını belirtti. Hayvanları Koruma Kanunu'nun 5. maddesinin 5. bendi şöyle: "Ticarî amaç güdülmeden bilhassa ev ve bahçesi içerisinde bakılan ev ve süs hayvanları sahiplerinin borcundan dolayı haczedilemezler." Kanunlardaki çelişki düzeltilmeli Özgüner, "5199'a göre 'ev hayvanı' olarak tanımlanan bu hayvanın haczedilmesi, İcra Kanunu maddeleri varlığına rağmen kesinlikle hukuka aykırı. 5199'da böyle bir hüküm varken diğer kanunlarda hayvanın haczine olanak sağlayan maddeler varsa mevzuattaki bu çelişki, uyuşmazlık düzeltilmelidir" dedi. Özgüner... Devamı

Koskoca İstanbul minicik kediye dar geldi

2011-12-03 03:41:00

Bu küçük kedi, yağmurlu bir günde Fındıklı'da, ana caddedeki trafik ışıklarının altında, orta refüjde bulundu. Şanslıydı ki tesadüfen ona rastladık. Orta refüjde bekleyen bu yavruya yardımcı olmak isteyen bir adam, kedinin üzerine doğru hamle yapınca çift taraftan devam eden trafikte bulunan bir araç, ürküp kendisini yola atan kediyi ezdi. Can havliyle sürünen yavru kedi, tekrar orta refüje kendisini attı. Trafiği çift taraftan kestirip kediyi zar zor yakalayabildik, oldukça yabaniydi. Bu minicik kedi, o işlek caddeye kim bilir nasıl geldi ya da ezilsin diye orta refüjde ölüme mi terk edildi, bunu bilemiyoruz. Hemen onu, en yakındaki bir kliniğe götürdük. Önce yağmurdan sırılsıklam ıslanmış vücudu kurutuldu, ilk müdahaleler yapıldı. Çekilen röntgen sonucunda kalçasında ve bacağında kırık olduğu tespit edildi. Şu anda klinikte, operasyon için toparlanması bekleniyor. Yakın zamanda iyileşeceğini umuyoruz. Bulunan bir diğer kedinin ise dudakları eriyor. Günden güne zayıflıyor. Tümöral bir oluşum ya da deri kanseri olmamasını diliyoruz. Devamı

Hayvan dediğin nedir ki!

2011-11-07 20:24:00

Bugün bayram, yine ülkenin her yanından kanlı görüntüler düşecek ekranlara; canlı hayvan ithalatıyla övünülecek! Perde arkasındakini çok az kişi görecek. Kilometrelerce uzaktan, daracık alanlarda birbirini ezerek, aç-susuz 'yenilsin' diye getirilen hayvanların çığlığını duyan da olmayacak. Siz bu yazıyı okurken birazdan anlatacağım hak ihlalleri tavan yapacak, bıçaklar bilenmiş, kanlar akıtılmış olacak. Çünkü bugün Kurban Bayramı! Haliyle koyunlar, danalar çoktan sizler için bonfile, bifteğe dönüştü. Daha da acı olan kendini “hayvansever” olarak tanımlayan çoğu insan da bu katliama ortak oldu. Çünkü hayvan hakları dendiğinde Türkiye’de sadece evcil hayvanlar akla geliyor. Oysa tabaklarımızda yemeklik olarak gördüğümüz “besi hayvanları”nın da hakları var. Hatta belki de en çok onlar muhtaç bu haklara. Çünkü Türkiye dahil pek çok ülkedeki endüstriyel çiftliklerde, yayla görmeden, gerçek ot tatmadan, annelerinden çok erken yaşta koparılıp dışkılarından oluşan göllerde yaşamaya zorlanarak, küspe ve kimyasal takviyelerle besleniyorlar. Bu da yetmiyor, “yenilsin”ler diye, kilometrelerce uzaklıklara, daracık alanlarda, birbirlerini ezerek taşınıyorlar. İşte günlerdir ballandıra ballandıra anlatılan, bayram için daha da yoğunlaşan hayvan ithalatının ardındaki gerçek bu. Bakanlık mevzuatında “kasaplık” ya da “kesimlik” diye tabir edilen, “tüketilecek” meta olarak görülen bu hayvanlar için Yeryüzüne Özgürlük Derneği uluslararası kampanyalar düzenliyor. Söz onlarda. - Türkiye’de ne yazık ki hayvan hakları mücadelesi, ev... Devamı

Mezbahalardaki hak ihlalleri üzerine röportaj / Zulmü Görüntüle

2011-10-31 01:37:00

  Türkiye’nin çeşitli illerindeki mezbahalarda kaydedilen görüntülerde hayvanların nasıl kesildiği, kesimden sonra hayvanların dakikalarca nasıl kıvranarak can verdiği çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriliyor. Bu şekilde kesilen etin ‘helal’ olup olmadığı tartışılırken, ilahiyatçılar da görüntülere tepkili. Geçtiğimiz haftalarda bir e-posta aldım. Hayvansever bir gruptan geliyordu. Kim oldukları belli değildi ama bir internet sitesi kurmuşlardı ve ‘Zulmü Görüntüle’ logosuyla birtakım görüntüleri servis ediyorlardı. Yolladıkları linki tıklayınca, ekranın karşısında neredeyse düşüp bayılacaktım, çok kısa bir süre dayanabildim ancak. Görüntülerde ne mi vardı? Kesime sevk edilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanların, kesim öncesinde, esnasında ve sonrasında maruz kaldıkları içler acısı durum ortaya konmuştu. Herhangi bir uyuşturma, bayıltma, şoklama ya da buna benzer bir uygulamaya tabi tutulmayan kasaplık hayvanlar, oradan oraya itilip kakılıyor, dakikalarca çırpınarak can veriyordu. Sonra onları yakından tanımaya karar verdim. Kimdi bu hayvanseverler ve bu görüntüleri nasıl çekmişlerdi? Kesinlikle kendilerini deşifre etmek istemiyorlardı ve “Kim olduğumuzdan çok ne talep ettiğimizi konuşma taraftarıyız,” dediler ve başladılar anlatmaya: “Bizler, hayvanlara uygulanan zulümle insanlara uygulanan zulüm arasında hiçbir fark olmadığını düşünen, doğa için ve dünyada yaşayan her canlı için istisnasız özgürlük isteyen bir grup insanız. Hayvanlara uygulanan zulmün, ancak teşhir edilerek görünür kılınabileceğini düşünüyoruz. Mezbahaları dolaşmak, oralarda yaşanan zulme tanık olmak ve bunları kamuoy... Devamı

Hayata döndü...

2011-09-28 01:20:00

Yıllardan beri umutlarını bize bağlayan hayvanları, imkânlar nispetinde barındırıyoruz, besliyoruz, tedavi ettiriyoruz, uğradıkları hak ihlalleri için sesimizi çıkarıp çeşitli yollarla bunları engellemeye çalışıyoruz. En problemli olanlara, en nadir vakalara, kimsenin ilgilenmek istemediklerine yardım etmeye çabalıyoruz. Korumanın sadece beslemek, barındırmak olmadığını biliyoruz, bu yüzden kritik vakaların sağlık problemlerini çözmek için elimizdeki tüm olanakları seferber ederek ve sizlerin de desteğiyle onlara en iyi tıbbî yardımı sağlamaya çalışıyoruz. Aşağıda ölümden dönen böbrek hastası kedi Gümüş'ün fotoğrafları var. Kötü bir son beklerken hastanede ve derneğimizde ona gösterilen ihtimam sayesinde hayata tutundu. Özel bakımını sürdürmeye devam ediyoruz. En berbat halde olduğunu düşündüğünüz hayvanlar için bile yapılacak şeyler olduğunu unutmayın ve onlara bir şans verin. Devamı

"Özgür" bir hayatın sonu...

2011-10-12 05:10:00

  Bu fotoğraftaki (+18) kedi özgür yaşadı, özgür öldü. Yaşarken özgürdü, birçoğunuzun dilediği gibi... Muhtemelen açtı, her zaman yiyecek aradı, saklanacak güvenli bir yer aradı, bulamadı. Hep korktu, kovalandı... Hiçbir zaman ne özgür yaşamına ne de yiyeceğe doyabildi. Hiçbir zaman onu beğenen biri çıkmadı, himaye edeni olmadı. Sadece özgürdü. Ama yaşamaya yetmez ki özgürlük... Belli ki, yolun karşısındaki bir çöp bidonuna doğru gidiyordu. Onu sırt üstü yolun ortasında yatmış, kolları ayakları havada çırpınır halde gördük. Hemen almak istedik, davranmaya fırsat olmadı. Bir okul servisi, hemen ardından bir kamyonet, özel bir araç, bir kamyon ardarda, göre göre araçlarını üzerine sürüp ezip gittiler. Geride özgür ölmüş bir kedi kaldı, yol ortasında... Henüz yaşını bile doldurmamıştı, doya doya ne hayatını yaşayabildi, ne de özgürlüğünü. Tehlikeleri bile bile çocuklarınızı sokaklara salar mıydınız? Bir kedinin, köpeğin, kuşun onlardan farkı nedir? 10 Ekim 2011 Sarıyer, Çayırbaşı Devamı

Geç de olsa alınmış bir intikam (!)

2011-10-03 17:26:00
Geç de olsa alınmış bir intikam (!) |  görsel 1

Acısu mevkisinde bir boz ayının vurularak öldürüldüğü ihbarı üzerine bölgeye giden ekipler, yaptıkları çalışmalarda, 15-20 yaşlarında olduğu tahmin edilen yaklaşık 300 kilogram ağırlığında vurularak öldürüldüğü belirlenen boz bir ayı buldu. Ayı inceleme yapılmak üzere Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'ne götürüldü. Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş, ayının bulunduğu bölgede inceleme yaptıktan sonra katledilen ayı ihbarı üzerine bölgeye inceleme yapılması için ekip gönderdiklerini söyledi. Ermiş, ”Bildiğiniz gibi ayı vurmanın para cezası, hapis cezası var. Şu anda Çevre Orman İl Müdürlüğü, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü, jandarma ekipleri buradalar. Gerekli inceleme ve araştırmalar yaptıktan sonra ayının vurularak öldürüldüğü tespit edildi. Faillerinin bulunması için gerekli çalışma başlatıldı” dedi. Bir ayının vurularak öldürüldüğünün kendisini üzdüğünü dile getiren Ermiş, yaban hayatına sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. KuzeyDoğa Derneği Başkanı ve Utah Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu da Sarıkamış şehir çöplüğünde yaklaşık 15 ayı gördüklerini ifade ederek, başkalarının da bölgede ayıları izlediğini söyledi. Bölgeden ayrıldıktan sonra ayıyı izleyenlerden birisinin av tüfeğiyle çöplükteki ayıyı vurmuş olabileceğini savunan Şekercioğlu, ”Yaralı hayvan sürünerek orman kenarına gelmiş ve burada ölmüş. Bu av değil katliamdır. Buradaki şehir çöplüğü için mutlaka önlem alınmalı. Yaban hayatına büyük zarar veriyor” diye konuştu. KuzeyD... Devamı

Hayvan Hakları Toplantısında Topbaş’a Köpek Katliamı Protestosu

2011-10-05 00:04:00

  4 Ekim Dünya Hayvan Hakları Günü’nde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın katılımıyla gerçekleşen "Var Olmak Haktır" etkinliği, Emirgan’daki Beyaz Köşk’te hayvan hakları aktivistlerinin protestosuna uğradı. Etkinlikte; Pascal Nouma, Doğa Rutkay, Burcu Güneş, Arzum Onan gibi ünlülere plaket verildiği sırada konuşan Kadir Topbaş’ın açıklamaları, Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi’ne üye yaklaşık 10 kişilik grup tarafından düdüklü protestoyla bölündü. Yonca Evcimik tarafından Kadir Topbaş’a "En İyi Başkan Oscar Ödülü" verildiği etkinlikte, hayvanlar aleyhinde olan ve insan merkezci söylemlerin tepki çekmesi gerekirken, bu söylemler HAYTAP tarafından suskunlukla karşılandı. Ayrıca alana getirilen hayvanlar birer şov malzemesi olarak kullanıldı. Protesto sırasında aktivistler; “İBB’ye ait Hasdal Barınağı’nda 70’e yakın köpeğin bir gecede öldürülmesini unutmadık. Belediye barınaklarının içler acısı hali gözler önündeyken, her gün onlarca hayvan, İBB’nin yakalama ekiplerinin aşırı doz vermesi sonucunda ölürken, sokak köpekleri sürekli ormanlara atılıp hayvanların açlıktan birbirlerini yemesi ve zehirlenerek ölmesi sürerken sözde Hayvan Hakları Federasyonu’nun bu gerçekleri görmezden gelerek İBB’ye ödül vermesi, hayvan özgürlüğü ve hayvan hakları adına duyulması gereken bir utançtır.’’ açıklamalarında bulundu. Etkinlik esnasında kokteyl masasındaki yiyecekler arasında et olduğuna da dikkat çeken grup, açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Hayvan haklarında iddialı olan Haytap "Var Olmak Haktır&r... Devamı

'Ayı karnını doyurma peşinde'

2011-09-09 04:25:00

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, doğaya müdahaleler nedeniyle ayıların beslenme düzeninin bozulduğunu, aç kalan başka canlılar gibi ayıların beslenmek için yerleşim yerine indiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Kurdoğlu, insanların dünyanın pekçok yerinde yabani hayvan saldırısına maruz kalabildiğini belirterek, ''Bu tür olayların sosyal ormancılık açısından değerlendirilmesi lazım. Ormanlarda turizm amaçlı kesmeler, yüksek yaylaların sayfiye amaçlı kullanılması gibi nedenlerle ayıların doğal yaşam alanlarına girmeye başlandı. Hal böyle olunca da ayıyla insanların karşılaşma ihtimali arttı'' dedi. Ormanlardaki bazı yabani meyve türlerinin yok olmasıyla aç kalan hayvanların yerleşim yerlerine indiğini ifade eden Kurdoğlu, ''Geçmiş 20 yılda ormanlardaki meyveli ağaçların kesimine izin verilmesi, zaman içinde ayıların besin kaynaklarının azalmasına neden oldu. Kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle ormanın içindeki ağaçlar meyve vermedi. Bu durum ayıları tarımın yapıldığı insan yerleşimlerine doğru yaklaştırdı'' diye konuştu. Ayıların insanlara zarar vermemesi için çeşitli önlemler alınması gerektiğine işaret eden Kurdoğlu, ''Bunlardan biri ormanlık alana yalnız gezmemektir. Bu tür yerlere gidildiğinde olabildiğince metal bir şeyleri birbirine vurarak gürültü çıkarmak gerekir. Eğer ayı tarlalara giriyorsa güneş panellerinden yararlanılarak elektro şoklardan faydalanmak çözüm olabilir. Ayıların sayısının arttığını düşünmememiz lazım. Ayılarda sayı artmadığı ortada. Doğaya müdahaleler nedeniyle ayıların beslenme düzeni bozuluyor ve aç kalan başka canlılar ne yaparsa ayılar da aynısını yapıyor. Besl... Devamı